Bugün 19-02-2012

Mahallenin son pozu… Parmaklanan bir büst ve dört “kafaDAR” 

İki mesele, mesele olmaktan çıkamadı bu ülkede;

Birincisi türban, ikincisi Atatürkçülük.

Dönemin en çok belden aşağıya vurulanı hangisiyse, mahalle çoğunluğu diğerini parmaklar oldu.

Kartal İmam Hatip Lisesi’ndeki rezalet malumunuz. Dört “kafaDAR”, Atatürk büstünün yanına geçmiş; kulağını, burnunu parmaklıyor..

Kokarcalıktan başka şey değil. Ama benim takıldığım bu da değil. Zira kokan kokmuş küfünü temizlemek derdim hiç değil.

Benim takıldığım nokta, “dindar gençlik” diye atılan manşetler ve bu manşetlere karşı, olayı haylazlık diye açıklayan aydınlar.

İki tarafında çıkış noktası aynı; türban!

Bir taraf “dindar gençlik dediğin Ata’yı aşağılıyor” diğeri “türban olmasa bu poz size batmazdı” diyor.

İki tarafa da sorsak…

Kafası açık olup Ata’yı parmaklayanın yaptığı daha mı az terbiyesizlik olur,

Ya da Atatürkçüler “kafası açık olanın parmağı Ata’ya koymaz” mı diyor,

Yahut dört “kafaDAR”ın ikisinin kafasını açıp, ikisini kapalı bıraksak ” işte özlenen tablo: kapalı açık kolkola” mı dememiz gerekiyor?

Bırakın kızları, siz önce kendi parmağınızı çekin Ata’nın büstünden! Atatürkçülük oynamaktan da vazgeçin!

Sizler fotoğrafta ki parmağa değil, türbana basmaya devam ettikçe “kafası açık olsalardı görürdük sizi” dedirtmeye de devam edeceksiniz.

Çıkarlarınıza hizmet etmeyen bir Başbakan ve Hükümete vuracaksınız diye ön plana çıkardığınız türbanla, Atatürkçü olmaz Ata’yı kullanan olursunuz.

Yıllar önce Fatih Altaylı’nın programında konuşan iki tip vardı hatırlarsanız, Tiplerden biri “Atatürk’ü sevmiyor Humeyni’yi seviyorum… Ne çekiyorsak sorumlusu Atatürk” demişti!

Sığdı çünkü…

İran’daki rejimin, İslam’a örnek olamayacağını söyleyen tip 1, “Ama o rejimi kuran Humeyni’ydi ” dendiğinde, “onun kurduğunu değiştirdiler” diye cevap vermiş, ama aynı “samimiyet”i ülkesinde gösterememişti. Ata’yı türbanla okula girememesinin müsebbibi tutarken, Ata’nın kurallarını saparak uygulayanları değil, Ata’yı suçlamıştı.

Yetmemişti, olmasa, himayesi altına gireceğimiz gayri müslüm devletler sıralanırken “keşke olsaydı daha özgür olurduk” diyecek kadar cozutmuş, dün “gavur” dediğine bugün “sahip” deme hayalleri kurar olmuştu.

Zihniyet aynı zihniyet…

Parmağın değil, türbanın derdine düşüp sembollerle uğraştıkça, varacağınız nokta yine aynı nokta olacaktır.

Parmaklanan o büstün sahibinin sayesinde, “O’nu sevmiyorum” diyebilecek özgürlüğe sahip olduğunu fark edemeyen tipler, adını, yarım ağız bile ağzına alsa, kendisini parmaklayacak bir Humeyni rejimine özenir dururlar.

Yaptıkları terbiyesizliği “kafaDAR”lıkla değil, türbanla açıklarsanız, sonuç olarak bir parmak da siz atarsınız Ata’nın büstüne, tıpkı yıllardır, “Atatürkçüyüm” diye dolaşanların bir kısmının yaptığı gibi.

Asıl meseleye “parmak” basarsak…

benim fotoğrafta gördüğüm türban değil parmaktır,

yapılan buz gibi terbiyesizlik, ahlaksızlıktır,

Hiçbir aklı selim dünya ülkesi çocuğu, liderini parmakladığı fotoğrafı, çocuklarına göstereceği bir anı olarak saymaz, saklamaz,

Haylazlık falan işin sosudur,

Gözünüze sokun!

-Gençliğe Hitabe’yi kaldırtmak adına salladığınız…

-Cumhuriyet Mitingleri’nde, -sözüm ona kendinizi Atatürkçü sayıp- türbanlı kızları darp edip, hedef göstermek için kullandığınız…

-kendinizi tatmin etmek için heykeline saldırmak için kullandığınız, o parmağınızı müsait bir yere saklayıp;

-Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir.

-Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.

-Ülkenizi muasır medeniyetler seviyesine yüceltmek yegane görevinizdir  

diyen Ata’nın, daima ileriyi göstermek için kullandığı parmağını alıp gözünüze sokun!

Sokun ki birbirinizi parmaklamaktan, gidemediğiniz bir parmaklık mesafeyi gidebilesiniz!

Son bir not:
“Parmaklamak” diye anlatılan Atatürk büstündeki, Ata’nın kulağına burnuna sokulmaya çalışılan, Ata’nın yolunu bulandırmaya çalışan parmaklardır, genel algıda ki “parmaklamak” eylemi kasdedilen değildir. Şükür ki hala analar bu denli tiyniyetsizini doğurmamıştır.

Bu Haberi Paylaş

Yorum Yapmaya Ne Dersiniz

Otomobil alırken bu hataya düşmeyin
Nitelikli dolandırıcılık suçu olan ''kilom
MTV ödemelerinizi sakın unutmayın
Motorlu taşıtlar vergisinin ilk taksit ödeme
Mitsubishi 300 bin aracı geri çağırıyor
Japon otomotiv devi Mitsubishi, yaklaşık 300
Otomobil satışlarında patlama yaşandı
Türkiye otomotiv pazarı, Avrupa liginde vites
LPG’den yüzde 30 tasarruf imkanı
KSÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mahit Gün