Advert
Advert
$ DOLAR → Alış: 3,9321 / Satış: 3,9338
€ EURO → Alış: 4,6559 / Satış: 4,6583

Demirtaş Davası Hakimi FETÖ’den İhraç Edildi

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, müvekkiline 5 ay hapis cezası veren Ağrı’nın Doğubeyazıt İlçesi Asliye Ceza Hakimi’nin, FETÖ/PDY terör örgütü nedeniyle ihraç edildiğini açıkladı.

Demirtaş Davası Hakimi FETÖ’den İhraç Edildi
  • 10.05.2017
  • 2.272 kez okundu

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, müvekkiline 5 ay hapis cezası veren Ağrı’nın Doğubeyazıt İlçesi Asliye Ceza Hakimi’nin, FETÖ/PDY terör örgütü nedeniyle ihraç edildiğini açıkladı.

Demirtaş’ın halen devam eden 19 davası olduğunu belirten Karaman, müvekkilinin aldığı 5 aylık cezanın onanması halinde bile milletvekilliğinin düşmeyeceğini söyledi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları Mahsuni Karaman, Aygül Demirtaş, Mehmet Emin Aktar ve Mesut Beştaş ile Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen birlikte basın toplantısı düzenledi.

Devam eden davalara ilişkin gelişmelerin aktarıldığı toplantıda konuşan Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, 20 Mayıs 2016 tarihinden önce düzenlenen fezlekeler nedeniyle yargılanan müvekkilinin halen milletvekili dokunulmazlığına sahip olduğunu belirtti.

Demirtaş’ın bugün bir suç işlemesi halinde dokunulamaz iken, geçmişte işlediği iddia edilen suçlar nedeniyle dokunulan biri olduğunu belirten Karaman, “Milletvekilinin yasama faaliyetine katılmasına yönelik müdahale, aynı zamanda seçmenlerinin serbest iradelerini açıklama hakkına yönelik bir müdahaledir. Milletvekillerinin yasama faaliyetlerini yerine getirmelerini engelleyen ölçüsüz müdahaleler, halk iradesiyle oluşan siyasal temsil yetkisini ortadan kaldırmış, seçmen iradesinin parlamentoya yansımasını önlemiştir” dedi.

96 FEZLEKE HAZIRLANDI

Demirtaş hakkında bugüne kadar 96 fezleke hazırlandığını belirten Karaman, şöyle devam etti:

“Bu fezlekelerden 48 adedi milletvekili seçildiği 2007 yılı ile 2014 yılının sonuna kadar olan yaklaşık 8 yıllık zaman dilimindeki siyasi faaliyetlerine, 48’i ise 2015 ile dokunulmazlıkların kaldırıldığı 20 Mayıs 2016 tarihine kadar olan 1,5 yıl içerisindeki siyasi faaliyetlerine ilişkindir. 46 fezleke, Cumhurbaşkanı’nın verdiği “dokunulmazlıkları kaldırılsın” talimatı sonrası 10 aylık sürede, 15’i dokunulmazlıkları kaldıran anayasa değişikliğinin TBMM’de görüşülmesi sırasında düzenlenmiş, 1’i ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca dokunulmazlıkları rafa kaldıran Anayasa değişikliğinin TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldüğü 20 Mayıs 2016 tarihinde düzenlenmiş, aynı gün memur eliyle Adalet Bakanlığı’na apar topar yetiştirilerek anayasa değişikliği kapsamına aldırılmıştır. Fezlekelerin tarih ve yoğunluğu, maalesef yargının içinde bulunduğu durumun ibret verici yanını ortaya koymaktadır. 96 fezlekenin birbirinden bağımsız suç tarihi ve suç isnatları taşıyan 31 adedi, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca birleştirilerek tek bir torba soruşturma dosyası oluşturulmuştur. Bu dosya Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne nakledilen ve halen müvekkilin tutuklu bulunduğu dosyadır.”

28 FEZLEKEYİ DÜZENLEYEN SAVCILARDAN 10’U FETÖ’DEN TUTUKLANDI

96 fezlekeden 29’unun davaya dönüştürüldüğünü belirten Karaman, “35’i ile ilgili 3 yıllık süre ile erteleme kararı verildiğini anlatırken, 1 fezlekenin soruşturma aşamasında olduğu için davaya dönüşmediğini vurgulayarak, “Müvekkilim hakkında düzenlenen 96 adet fezlekeden, 28’ini düzenleyen ve aralarında başsavcı ile vekillerinin de olduğu 10 savcı, FETÖ üyeliği nedeniyle ihraç edilerek tutuklanmıştır. Ana dosyadaki 31 adet fezlekeden 8’ini hazırlayan savcılar ihraç edilerek tutuklanmıştır” dedi.

“İLK CEZAYI VEREN HAKİM FETÖ’DEN İHRAÇ EDİLDİ”

Demirtaş hakkında tutuklu bulunduğu dosya haricinde 29 dava açıldığını belirten Karaman, açılan davalardan birisine beraat, diğerine düşme, birisine ise Doğubeyazıt Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ‘Hükümet terörü’ beyanı nedeniyle 5 ay hapis cezası verildiğini anlattı. Kahraman şöyle konuştu:

“Demirtaş’a ilk cezayı veren hakim 5 Mayıs 2017 tarihinde ihraç edilmiştir. Davalardan 3’ünde erteleme kararları verilmiştir. Kalan 23 dosyanın bir kısmı birleştirildiğinden halen 19 dava sürmektedir. Suçlamaların tamamı yaptığı konuşmalardır. Demirtaş’ın tutuklu olduğu tek dosya önce Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılmış, daha sonra güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya nakledilmiştir. Dosya Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde kayıtlı olup, müvekkilin tutuklanması üzerinden 7 ayı aşkın süre, iddianamenin kabulü üzerinden ise yaklaşık 120 gün geçmesine rağmen henüz duruşma günü verilmemiştir. 31 fezlekeden oluşturulan bu iddianamede örgüt yöneticiliğinden ceza istenmekte, ancak 96 fezlekeden hiçbirinde bu yönde bir suçlama bulunmamaktadır. Bu suçlama Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesinden sonra ileri sürülmüştür. Müvekkil yasama dokunulmazlığına sahip iken ve kaldırılmadan savcı tarafından dava açılmıştır. Demirtaş’ın örgüt yöneticiliği; partisinin milletvekilleri ve yöneticileri ile yaptığı telefon görüşmelerine, pasaportu ile ülke dışına giriş çıkış yapmasına, anayasa yapım sürecinde TBMM’ye davet edilip görüşü sorulan Demokratik Toplum Kongresi’ne katılımı ve bu kapsamda yapmış olduğu konuşma ve görüşmelere dayandırılmıştır.”

AİHM’E 2 BAŞVURU

Demirtaş ile ilgili, biri dokunulmazlığını kaldıran anayasa değişikliği sonrasında diğer milletvekilleri ile birlikte, diğeri ise tutuklandıktan sonra olmak üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne iki ayrı başvuru yapıldığını vurgulayan Karaman, “Başvurular halen incelenmektedir.Müvekkilin tutuklanması sonrası Anayasa Mahkemesi’ne de bireysel başvuru yapılmış, maalesef başvurumuz ile ilgili henüz bir karar verilmemiştir. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın derhal serbest bırakılarak savunma imkân ve şartlarına sahip kılınmasını tekrar dile getiriyoruz” dedi.

“CEZASI ONANIRSA MİLLETVEKİLLİĞİ DÜŞMEYECEK”

Demirtaş’ın cezasının onanması halinde milletvekilliğinin düşürülüp, düşürülmeyeceğine ilişkin soruyu cevaplayan Karaman, “O konuda hiçbir tartışma yok. Ne hüküm giyilen suçun niteliği, ne hapis cezası süresi itibariyle müvekkilin milletvekilliğini etkileyen bir ceza değil. Zaten bu cezanın ceza olduğu tartışmalı. Cezayı veren hakim, FETÖ soruşturması kapsamında açığa alındı. Müvekkilin hükümet terörü ifadesi grup toplantılarında sıklıkla kullandığı bir ifadedir. İfade hürriyeti ve anayasadaki yasama sorumsuzluğu kapsamındadır. İstinaf Mahkemesi’nin bunu gözeterek düşme kararı vermek üzere dosyayı iade edeceğini düşünüyorum” dedi.

MAHKEMELER DEMİRTAŞ’IN YARGILAMALARINDAN KAÇIYOR

Toplantıda konuşan Avukat Mehmet Emin Aktar ise mahkemlerin Demirtaş’ı yargılamaktan kaçtığını öne sürdü. Avukat Aktar, Diyarbakır’da düzenlenen iddianamenin kabul edildikten sonra davanın Mart ayında Ankara’ya nakledildiğini haırlatarak şöyle konuştu:

“Ancak referanduma kadar bu dosya bir mahkemeye verilmedi. 17 Nisan tarihi itibariyle dosya Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne verildi. Ceza Muhakemesi Kanunu açıktır. Yasa, iddianameyi kabul eden mahkemenin ilk işinin duruşma günü belirlemek olduğunu emreder. 17 Nisan’da mahkemeye verilmesine karşın bugüne kadar duruşma günü verilmedi. Bu bir suçtur. Bunu yapmayan mahkeme, bir başka mahkemeden dosyayı birleştirme talebinde bulunmuş. Bu dosyadan kendisi de kaçmak istemiştir. Demirtaş ile ilgili hazırlanan iddianamenin önemli bir kısmı KCK ana davası ve başka dosyalardan alınan iddianame örneklerinden kes, kopyala, yapıştır ile yapılmıştır. Savcı o kadar özensiz davranmış ki; eskiye ilişkin bir anlatım var. Bugün Gülenist, Fettullahçı veya FETÖ’cü olarak ifade edilen, yargıda çok önemli etkiye sahip oldukları anlaşılan yargı mensupları ihraç edilirken, onların yaptığı tüm işlemler Kürt siyasetçilere ilişkin temel alınıyor ve aynı yöntemler tekrar Kürt siyasetçilere uygulanıyor. Yargıda yeni pratikler oluşuyor. Bu pratikler ileride herkesin başına bela olacaktır. Tahliye kararlarına karşı itiraz yolu açılması yasaya aykırı yeni bir pratiktir. Tahliye kararlarına ilişkin bir itiraz mercii yoktur. Bu, gelecekte herkes için çok büyük sıkıntılara neden olabilecektir. Mahkemenin kaçmasının nedeni, bu davanın açılışının, yürütülüşünün siyasal amaçlarla olmasıdır. Tarihe not düşülecek böyle bir davada kimse bu sorumluluğun, bu tarihi vebalin altına girmek istemiyor.”

Etiketler: /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ