Advert
Advert
$ DOLAR → Alış: 3,6705 / Satış: 3,6710
€ EURO → Alış: 4,3312 / Satış: 4,3319

Şanlıurfa Kilise ve Manastırları

Şanlıurfa Kilise ve Manastır Bakımda oldukça önemli bir yere sahip bir ilimizdir.
Aziz Yuhannes Kilisesi (Vaftizci Yahya Kilisesi -Büyük Kilise) (Merkez)

Şanlıurfa’da Vali Fuat Bey Caddesi’nde (Yeniyol) bulunan Selahattin Eyubbi Camisi’nin bulunduğu yerde Piskopos Nona tarafından 457 yılında yaptırılan Aziz Yuhannes (Vaftizci Yahya) Kilisesi bulunuyordu. Bu yapı aynı zamanda Adalet Sarayı olarak da kullanılmıştır. Selahattin Eyyubi döneminde bu kilisenin üzerine 900–1250 yılları arasında Selahattin Eyyubi Camisi yapılmıştır.

Kilise kesme taştan dikdörtgen planlı ve üç nefli ve bazilika plan düzeninde yapılmıştır. Kilisenin üzeri içten beşik tonoz, dıştan da düz dam ile örtülüdür. Neflerin orta bölümü yan neflerden daha geniş ve daha yüksektir. Girişi batı yönünde olup, burada yedi bölümlü bir narteks bulunmaktadır. Camiye çevrildikten sonra narteks son cemaat yeri olarak kullanılmaktadır. Bu bölüm altı yuvarlak sütuna dayanmaktadır. İbadet mekânı oldukça geniş ölçüde pencerelerle aydınlatılmıştır. Bu pencerelerin kenarlarında yarım sütunlar ve birbirlerine dolanmış ejder kabartmaları bulunmaktadır. Ayrıca yarım sütunların başlıkları üzerindeki haç taşıyan azizler ve kuş figürleri de yapının camiye çevrilmesinden sonra sıva ile kapatılmıştır. Bunun dışında yapı içerisinde herhangi bir bezemeye rastlanmamaktadır.

Kilisenin apsisi yarım kubbelidir. Bunlardan orta apsis yan apsislere beşik tonozlu koridorlarla bağlanmıştır. Apsisler Suriye bazilikalarında görüldüğü gibi dışarıya çıkıntılı olmayıp, düz bir duvar şeklindedir. Yan apsislere bitişik olarak beşik tonozlu pastoforium (papaz hücreleri) eklenmiştir.

Bu kilise ile ilgili eski fotoğraflarda yanında mezarlık bulunduğu ve kilisenin de düz bir çatı ile örtülü olduğu anlaşılmaktadır. Yapı uzun yıllar harap durumda kalmış, bir ara elektrik santrali olarak kullanılmış ve 28 Mayıs 1993’te onarılarak Selahattin Eyyubi Camisi olarak ibadete açılmıştır.
St. Thomas Kilisesi (Merkez)

Şanlıurfa Halil’ür Rahman Gölü’nün kuzey kenarında bulunan Rıdvaniye (Rızvaniye) Cami ve Medresesi’nin bulunduğu yerde Bizans dönemine tarihlenen St. Thomas Kilisesi bulunuyordu.

J.B.Segal’in belirttiği gibi bu kilise kesme taştan yapılmıştır. Ancak bun un üzerine Rıdvaniye (Rızvaniye) Camisi ve Medresesi yapılmış, bu kilise ile ilgili hiçbir kalıntı günümüze gelememiştir.
Meryem Ana Kilisesi (Merkez)

Şanlıurfa Halil’ür Rahman Gölü’nün güneybatı köşesinde bulunan Halil’ür Rahman Cami ve Külliyesi’nin bulunduğu yerde Meryem Ana Kilisesi bulunuyordu. Bu kilise Urbisyus’un maddi katkıları ile Monofistler tarafından 504 yılında yapılmıştır. Bu kilisenin üzerine XIII. Yüzyılda Halil’ür Rahman Camisi yapılmış, kilise ile ilgili hiçbir kalıntı günümüze gelememiştir.
Hıristiyanlar Kilisesi (Merkez)

Şanlıurfa’da Hz.İbrahim’in doğduğu iddia edilen mağara ve yanındaki Mevlid-i Halil Camisi’nin yerinde Seleukoslar döneminde bir mabet bulunuyordu. MS.150 yıllarında bu mabedin üzerine Erken Hıristiyan dönemi kiliselerinden olan Hıristiyanlar Kilisesi yapılmıştır. Bu kilisenin mimari yapısı ile ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır. Kaynaklardan öğrenildiğine göre 201-203 yıllarında bu kilise sel baskını nedeni ile harap olmuştur. Piskopos Qona 313 yılında bu kilisenin üzerine katedral inşasının yapımına başlamıştır. Ondan sonra Piskoposluk görevini üstlenen Sa’ad tarafından katedralin yapımı tamamlanmıştır. Piskopos Aitallaha 327-328 yıllarında katedralin doğu tarafına yeni ekler yaptırmış ve kiliseyi genişletmiştir. Piskopos Hiba’nın yerine geçici olarak gelen Piskopos Nona Qona 448’de katedrale bir de şapel eklemiştir. Bizans döneminde ise Melkit piskoposu Amazonius imparatorun isteği ile bu katedralin üzerine Ayasofya Kilisesini yaptırmıştır.

Yörenin İslâm egemenliği altına girmesinden sonra bu yapılar ortadan kalkmış ve yerine Mevlid-i Halil Camisi ve türbesi yapılmıştır.
Aziz Sergius (Şemun) Kilisesi (Viranşehir)

Şanlıurfa Yeni Hal yakınında bulunan Circis Peygamber Camisi’nin olduğu yerde V.yüzyılda Piskopos Hiba tarafından yaptırılan Şehit Sergius Kilisesi bulunuyordu. Sonraki yıllarda bu kilise Aziz Sergius ve Aziz Şemun ismini almıştır.

Kilisenin naosunun doğusundaki payelerden güneydekinin üzerinde Süryanice, kuzeydekinin üzerinde de Arapça birer kitabe bulunmaktadır. Bu kitabelerin her ikisi de 1844 yılında yazılmıştır.

Doğudaki paye üzerinde bulunan kitabede;

“Bu Şehit Aziz Circis Kilisesi, 2156 Yunan yılında (m. 1844), Antakya Piskoposluğu’nun Patriği Elias II. Aryana adındaki Aziz İgnatius’un günlerinde ve Urfa Piskoposluğu’nda oturan Kudüslü Abraham’ın günlerinde, M’nin ilgisiyle Merhum Hacı Monufar’ın oğlu A..tho ve dindar Süryâni halkın katılımıyla yapılmıştır. Allah onların ecirlerini adil ve sadıklarla kabul etsin, amen ve amin.”

Kuzeydeki payede yer alan Arapça kitabede ise;

“Bu kilise, zamanın sultanlarının genç sultanı, İslâm dininin yardımcısı, Sultan ve Hakan Abdülmecid Han’ın iradesiyle – Allah onun mülkünü sürekli etsin-; himmet sahibi Müşir-i Ekrem Salih Vechi Paşa zamanında – Allah onun dostluğunu devam ettirsin – ve Kaymakam daire¬sinin vekili Bahri Paşa’nın kaymakamlığı zama¬nında – Allah onun ikbalini arttırsın – ve Çerkez Hüseyin Ağa’nın memuriyetiyle- Allah onun kad¬rini arttırsın – 1260 yılı Recep ayında (Temmuz 1844) tamamlanmıştır” yazılıdır.

Kilise Şanlıurfa surlarının dışında bulunmasından ötürü Arap saldırılarına uğramış ve 503-580 yıllarında Sasaniler tarafından yıkılmıştır.

Kilise üç nefli bazilika planında olup, nefler birbirlerinden sekizgen şekilde üçer paye ile ayrılmıştır. Neflerin üzeri doğu ve batı yönünde dörder çapraz tonozla örtülmüştür. Batı yönündeki kilisenin girişinde üzerleri çapraz tonozla örtülü üçer bölümlü iç ve dış narteksler bulunmaktadır. Ayrıca iç narteksin üzerine de gynakaion denilen kadınların yapılan ayinleri izledikleri bir bölüm eklenmiştir.
Aziz Paulus-Aziz Petrus (Reji) Kilisesi (Merkez)

Şanlıurfa Elli Sekiz Meydanı’nda Nimetullah Camisi’nin yakınında bulunan kilisenin kitabesinden öğrenildiğine göre, Patrik II.Yakup ve Metropolit Aziz Gregorius döneminde, 1861’de Süryaniler tarafından yaptırılmıştır. Kilise, Hz. İsa’nın iki havarisi¬nin anısına inşa edildiğinden onların ismini taşımaktadır. Urfalı Süryanilerin 1924 yılında Halep’e göç edişlerine kadar kilise ve okul olarak kullanılmıştır.

İç mekâna giriş kapısı üzerinde Süryanice yapım kitabesi bulunmaktadır. Bu kitabenin mealen anlamı şöyledir:

“Bütün dünya sana tapar, diz çöker ve her dil adına şükreder. Salih kişilerin girdikleri Allah’ın evi olan bu kutsal Aziz Petrus ve Aziz Paulus Kilisesi, Patrik II. Yakub ve Metropolit Mar Gregorius David döneminde, mü’min Süryâni-Yakubi halkının yardımıyla 2112 Yunan ş yılında inşa edildi. Rab, katkısı olan herkesi mükâfatlandırsın.”

Kilise 1924 yılında Tekel İdaresi’ne verilmiş ve burası tütün işleme fabrikası olarak kullanılmıştır. Bundan sonraki yıllarda şaraplık üzüm deposu olmuştur. Fransızcada tekel sözcüğünün karşılığı Regie (Reji) oluşundan ötürü de burası Reji kilisesi olarak anılmıştır.

Kilise 1998 yılında restore edilmiş, bahçesinden ve duvarlarından çıkarılan Süryani dilinde yazılı 7-8 mezar taşı da bugün Şanlıurfa Müzesi’nde sergilenmektedir. Restorasyon sonrasında Halıcılık Kursu Atölyesi olarak kullanılan yapı, Şanlıurfa çevre düzenleme ve restorasyon kapsamında 2002 yılında restore edilmiş ve Gençlik Kültür Merkezi’ne dönüştürülmüştür.
Aziz Stephan Kilisesi (Merkez)

Şanlıurfa Yıldız Meydanı’nda bulunan Aziz Stephan Kilisesi’nin yapıldığı tarih kesinlik kazanamamıştır. MS.435-436 yıllarında ölen Piskopos Rabula bu kiliseyi eski bir sinagogdan dönüştürmüştür. Kilisensin kırmızı renkteki mermer sütunlarından ötürü de Kızıl Kilise olarak isimlendirilmiştir. Zengiler döneminde 1170-1175 yıllarında kilisenin olduğu yere bugünkü Ulu Cami yapılmıştır. Kiliseden arta kalan Çan Kulesi caminin minaresi ve Saat Kulesi olarak değerlendirilmiştir.
Fırfırlı Kilise (12 Havari Kilisesi) (Merkez)

Şanlıurfa Ali Fuat Bey Caddesi’nde (Yeniyol) bulunan Oniki Havari Kilisesi’nin yapım tarihi bilinmemektedir. Bunu belirten kitabesi ve herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. Kilise mihrap üzerindeki bir kitabeden anlaşıldığına göre 1956 yılında camiye çevrilmiştir. Kilisenin taş bezemelerinden ötürü de halk arasında Fırfırlı Cami olarak anılmıştır.

Kilise kesme taştan, üç nefli bazilika plan düzeninde yapılmıştır. Yapının batı cephesi ile köşe kulelerinde son derece güzel bir taş işçiliği görülmektedir. Naosun orta nefi kubbe ile yan nefler de dörder çapraz tonozla örtülmüştür. Bunlardan orta nef daha geniş olup, üzerini örten kubbenin yüksek kasnağı üzerindeki 24 pencere içerisini aydınlatmaktadır. Yapının kubbe ve tonozlarında bazalt taşı, mukarnas başlıklı sütun ve kemerlerinde de kesme taş kullanılmıştır. Kilisenin dikkati çeken yönlerinden birisi de yarım sütunlar ile dış cephelerdeki taş duvarda bulunan bezemelerdir.

Kilise camiye çevrilmeden önce bir süre cezaevi olarak kullanılmıştır.
Rahibeler Kilisesi (Merkez)

Şanlıurfa Elli Sekiz Meydanı, Şeyh Saffet Tekkesi’nin doğusundaki çıkmaz sokak içerisinde bulunan bu kilise 1883 yılında yöreye gelen gezici misyoner rahibeler için yaptırılmıştır. Kilise aynı zamanda da ikametgâh olarak kullanılmıştır.

Kesme taştan yapılan kilisenin üzeri kırma çatı ile örtülüdür. Urfa evlerine yapı olarak benzerlik göstermektedir.
Germuş (Dağeteği) Kilisesi (Merkez)

Şanlıurfa il merkezine 10 km. uzaklıktaki Germuş Köyü’ndeki kilisenin yapım tarihi bilinmemektedir. Yapı üslubundan XIX.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Kesme taştan dikdörtgen planlı olarak yapılan kilisenin girişinde yapı boyunca yükselen üç sivri kemerli bir cephe görünümü bulunmaktadır. Üzeri düz toprak dolgu damla örtülüdür. Apsis önünde küçük bir kubbesi bulunmaktadır. İbadet mekânı üç nefli bazilika planındadır. Değişik zamanlarda yapılan onarımlarla kısmen özelliğinden uzaklaşmıştır.
Deyr Yakub (Yakub Manastırı) (Merkez)

Şanlıurfa il merkezinde bulunan Eyyup Peygamber makamının 4 km. batısındaki yüksek bir dağın tepesinde bulunan bu manastır MÖ. I.yüzyılda Edessa Kralı Abgar Manu’nun oğlu Aryu’nun ailesi için yaptırdığı mezarlar arasındadır. Halk arasında burası Nemrud’un Tahtı veya Cin Değirmeni olarak isimlendirilmiştir.

Bazı kaynaklarda manastır olarak geçen, doğu-batı yönünde dikdörtgen planlı iki katlı bir yapıdır. Bu yapının zemin katında üç katlı anıt mezarlar bulunmaktadır. Edessa krallarının gömülü olduğu sanılan zemin katındaki mezar odası büyük ölçüde blok taşlardan yapılmıştır. Girişin sol tarafındaki duvara da bir kuş figürü işlenmiştir. Bu figür ruhun bir kuş gibi uçup gitmesini sembolize etmektedir. İslâm dönemine ait birçok mezarda da bu figüre rastlanmaktadır.

Büyük yapının zemin katında üç mezar odası bulunmaktadır. Bunlar Manu’nun oğlu Şaredu’nun karısı Ameşşemeş’in mezarı ile bağlantılıdır. Büyük yapının kuzeyindeki dikdörtgen planlı üç katlı anıt mezarın doğu cephesindeki Grekçe ve Süryanice yazılı kitabede; “Ma‘nu oğlu Şaredu’nun karısı Ameşşemeş” yazılıdır.

Bu hanedanın MÖ.I.yüzyılda yaşadığı bilindiğine göre, mezarların da Hıristiyanlık dönemi öncesine ait oldukları anlaşılmaktadır. Bu mabet Suruçlu Aziz Yakup (451-521) zamanında manastır olarak kullanılmış ve bu yüzden de Deyr Yakup (Yakup Manastırı) olarak tanınmıştır. Halk arasında, Yakup Peygamber’in burada kaldığına inanıldığından ötürü de bu isimle anılmıştır.
Tella Martyrionu (Viranşehir)

Şanlıurfa Viranşehir ilçesinde bulunan Tela Martyrionu bölgedeki Bizans döneminde yapılmış en büyük Hıristiyan yapılarından birisidir. Büyük bir nekropol alanının ortasına yapılan bu yapının yöredeki önemli bir aziz için 4-5. yüzyıllarda yapıldığı sanılmaktadır. Bazı iddialara göre de; Viranşehir’de doğan sonra da Monofizit Süryani cemaatini (Yakubilik) dağınık halden bir araya toplayan, Tibeloyo (evrensel metropolit) unvanına kadar yükselen 578’de Mısır’da ölen ve cesedi 622’de Viranşehir’e getirilen Mar Yakub’un gömüldüğü Fisilte Manastırı burasıdır.

Martyrion bazalt taşından ve kesme taştan sekizgen planlı bir yapıdır. Üzeri 34.50×32.00 m. ölçüsünde sekiz paye üzerine oturtulmuş bazalt taşından bir kubbe ile örtülmüştür. XX.yüzyılın başlarına kadar iyi bir durumda gelen bu yapıdan günümüzde sadece bir payesi ayaktadır. Çevresinde yapılan araştırmalarda çok sayıda mozaik parçasının bulunuşu yapının zengin bir mozaik süslemesi olduğunu göstermektedir.
Çardak Manastırı (Merkez)

Şanlıurfa il merkezinde Dery Yakub Manastırı yakınında, dağlar üzerinde bulunan bu manastır ile ilgili kalıntılara rastlanmıştır. Manastırın V.yüzyılda inzivaya çekilen keşikler için yapıldığı sanılmaktadır. Günümüze gelebilen kalıntılarından planını çıkarmak mümkün olamamıştır. Bununla beraber çevresinde çok sayıda sarnıç ve kaya mezarı bulunmaktadır.
Norhut Kilisesi (Halfeti)

Şanlıurfa ili Halfeti ilçesi, Norhut Köyü’nde bulunan bu kilise V.yüzyılda Bizans döneminde yapılmış, üç nefli bir bazilikadır.

Bazilika kesme taştan yapılmış, naosu iki sıra sütunla üç nefe ayrılmıştır. Yuvarlak apsisin iki yanında postoforion (papaz hücreleri) bulunmaktadır. Üzeri kırma çatı ile örtülmüştür. Günümüzde harap bir durumdadır.