Roboski Katliamının Dosyası Kapandı
19’u çocuk 34 kişinin yaşamını yitirdiği Roboski Katliamı'nın üzerinden 7 yıl geçti. Aileler, hukuk yollarının tüketilmesine tepkili.

Roboskî Katliamı’nın üzerinden 7 yıl geçti. 19’u çocuk 34 kişi hayatını kaybetmişti. Her yıl olduğu gibi mezarda anıldılar bu yılda. Askeri savcılığın takipsizlik kararı verdiği katliamın dava dosyası, AYM tarafından, “eksik evrak” gerekçesiyle reddedildi. Daha sonra AİHM’e götürülen dosya, “iç hukuk yolları tüketilmedi” gerekçesiyle kabul edilemez bulundu. 7 yıl boyunca verdikleri hukuki mücadele böyle karşılık buldu. Aileler kırgınlar, küskünler

Canlara Nasıl Kıydılar

Kapısını çaldığım Kadriye Encu’ya (60), gazeteci olduğumu söylüyorum. Kapıda, aç olup olmadığımı soruyor. Aç olmadığımı söylüyorum. “Yukarı çıkalım, yukarı sıcak” diyor. Üst kata çıktığımızda odanın içinde onlarca fotoğrafla karşılıyorum. Yalnız oğlu Hamza’nın değil hayatını kaybeden diğer 33 kişinin de fotoğrafı var odada.
Hamza’nın fotoğrafını eline alıp “Bu benim Hamza’m, daha 21 yaşındaydı. Yeni askerliğini yapmıştı” diyor. Gözleri doluyor, boğazında düğümleniyor kelimeler... “7 yıl geçti, hala fotoğraflara baktığımda yemek yiyemiyorum biliyor musun” diyor.
Yutkunuyor, konuşmakta zorluk çektiği çok belli.  “ Diğer oda da var Hamza’mın fotoğrafları” deyip daha ben soru sormadan anlatmaya başlıyor Kadriye Encu, “7 yıldır, siyah elbise üzerimde yaslıyım. Bayram filan yok artık bize. Yediğimizin, içtiğimizin tadı yok. Bu insanlara, nasıl kıydılar? Şimdi katiller yargılansın istiyoruz. O da yok. Madem suçlu yok, suç değil. Neden tazminat verelim diyorlar. Önce 150 bin dediler sonra 40 bin TL vereceğiz dediler. 500 bin verseler ne olacak? Hayallerimizi, hayatlarımızı altüst ettiler. Neden yaptılar bunu bilelim” diyor. Susuyoruz... Kısa bir sessizliğin ardından “Kardeşi Berivan, Hamza’dan sonra öldürecekti kendisini” diyor yine susuyoruz.

Peşini Bırakmayacağız

Peşini Bırakmayacağız

Berivan’la görüşmek istediğimi de söylüyorum Kadriye Encu’ya. “Tamam” diyor. İniyoruz alt kata Hamza’nın ağabeyi Yusuf, çocuklarıyla sobanın etrafında oturuyor. Selamlaştıktan sonra sohbete başlıyoruz. Yusuf (30) evli, en küçüğü 1 ile en büyüğü 8 yaşında 4 çocuğu var. Yusuf , sakin görünse de öfkesini gizleyemiyor AİHM’den gelen karara, ama en çok da Şırnak Barosuna tepkili. Kendisinin 7 yıl boyunca mahkemelere gidip gelmek dışında bir şey yapamadığını belirtip her şeyin başa sardığını söylüyor.
Şırnak Barosu’nun bir ihmali yüzünden bugün gelinen noktada, acılarını belki bir nebze dindirecek hiç bir gelişmenin kaydedilmediğini de ekliyor sözlerine. Devam ediyor konuşmaya “Çok uğraştık. Sadece avukatların yapması gereken bir şeyler vardı.

Roboskî Davası, Şırnak Barosu tarafından ört pas edilmeye mi çalışılıyor? AİHM’e giden yollar kapandı. Tekrar başa geldik” diyor. Bu yedi yıl içerisinde katliamın yaşandığı yere karanfil bıraktıkları için yargılandıklarını da belirtiyor Yusuf. Hiç bir şekilde mücadele etmekten vazgeçmeyeceğini de ekliyor. Devam ediyor, “ Katliamın yaşandığı yere karanfil bıraktık diye ‘Sınırı ihlal etme’ gerekçesiyle sürekli gözaltına alınıyoruz, mahkemelere gidip geliyoruz. Beraat ettim. Yine dava açtılar. Zaten devletten bir beklentimiz yok. Ama biz durmayacağız, mücadele edeceğiz. Ben açamazsam, çocuklarım açacak, onların çocukları açacak, peşini bırakmayacağız” diyor. 

Adalet Buralara Uğramadı

Biz Yusuf’la çayımızı yudumlarken annesi, teyzesi ve eşi de geliyor odaya her yıl dönümünde teyzesi de geliyormuş anmaya. Ev kalabalık oluyormuş haliyle. En sonunda  Berivan (24) geliyor ve  karışıyor kalabalığa, konuşmaya hazır olmadığını fark edince biraz bekliyorum. Hazır olduğunu başıyla onaylıyor. Berivan’a son 7 yıllık süreci soruyorum. Konuşmaya başlarken gözleri dolacak gibi oluyor. “ Alışamadım” diyor. Gözleri ıslanmaya başlıyor, bir yandan konuşmaya devam ederken diğer yandan ağlamamak için kendini dizginlemeye çalışıyor. Berivan, “Adalet yerini bulmadı, uğramadı buralara. Sadece ailelere soruşturma açıldı, tutuklandılar. Ablam, kuzenim tutuklandı.  Mezarlığa gitmemize bile izin vermiyorlar. Bu küçük köyde bile kimlikle geziyoruz. Sanki bizi tanımıyorlarmış gibi kimliksiz mezara bile gitmemize izin vermiyorlar” diyor.

Ağabeyimden Bahsetmek Yasak

Evde sürekli bir yas havasının olduğunu söylüyor Berivan, ağabeyi Hamza hakkında konuşmanın yasaklandığını belirterek, devam ediyor konuşmaya “Evde yasaklandı, ağabeyimden bahsedemiyoruz. Hala kabullenemiyorum ama odadaki fotoğraflarına baktığımda yüzüme sürekli çarpıyor. Yeter artık, adalet yerini bulsun” diyor. Bir süre duraksıyoruz. Dışarıdan liseyi bitirmeye çalışıyormuş Berivan. Kitap okumayı seviyormuş, yazmayı daha çok tabi. Katliamdan sonra bir şeyler yazıp yazıp sildiğini söylüyor. “Görebilir miyim?” diye soruyorum kendisine telefonun ‘Not Defteri’ bölümünde kaydettiği yazıyı gösteriyor.

Vahşet Yağdı

“Bir anda oldu  her şey. Önce  havalar  soğudu, sonra kar yağdı,  sonra  ateş yağdı,  kan yağdı, ölüm yağdı, vahşet yağdı. Ağabeyim öldü, Cemal öldü,  Serhat öldü,  Fadıl öldü... Celal, Aslan, Selam, Bedran, Şervan, Şivan öldü , Hüseyin, Orhan,  Erkan, Zeydan, Mahsun, Muhammed,  Bilal,  Osman , Seyithan,  Mehmet Ali, Yüksel,  Salih, Selman, Hüsnü, Adem, Salih, Vedat, Nevzat, Savaş,  Cihan... Bir değil iki değil üç değil tam 34 insan  bir gecede  katledildi,  diri  diri  gömüldü,  yakıldı. Paramparça  edildi...” yine susuyoruz...

Evden ayrılmak için müsaade istedikten sonra kapıya kadar uğurluyor. Vedalaşırken “Kalacak yerin yoksa bizde kalabilirsin” diyor. Teşekkür edip ayrılıyorum.

Dava Dosyasının Yeniden Açılması İçin Diyarbakır Barosu Komisyon Kuracak

Diyarbakır Barosu, Tahir Elçi’ye ilişkin her hafta Diyarbakır Adliyesi önünde düzenlediği anma etkinliğinin 156’ncısını, üzerinden 7 yıl geçen Roboskî Katliamı’nın yıl dönümü nedeniyle Roboskî’de gerçekleştirmişti.

Roboskîli ailelerin anmada “Roboskî davasını yeniden canlandırılalım” çağrısına ilişkin Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, yeniden biraya geleceklerini söylemişti. Roboskî davasına ilişkin Evrensel’e konuşan Aydın, komisyon kurularak dosyanın yeniden açılması için çalışmalarda bulunacaklarını ifade ederek “Hukukçular, akademisyenler, adli tıpçılarla bir komisyon kuracağız. Dosyayı tekrar inceleyip bakacağız. Başvuru yolları var mı, yok mu? Eksik bırakılan gözden kaçırılan bir detay var mı yok mu? Değerlendireceğiz. Yeniden dosyanın açılması noktasında başvurumuz olacak” diye konuştu. 

Evrensel

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları